Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.
Hafta İçi

09:00-
20:00

Cumartesi

09:00-
20:00

Pazar

Kapalı

Sosyal Medya
Adresimiz

Kazımiye Mah. Ali Paşa Cad. Gold Business Center, Kat: 5, No: 52 Çorlu / Tekirdağ

Kliniğimiz

Kliniğimizden kareler

Sıkça Sorulan Sorular

5 Soruda Psikolog / Psikiyatrist / Psikoterapi

Aradığınızı bulamadınız mı? Hemen bizi arayın ya da İletişim sayfamızdan bize yazın

Psikiyatristler diğer tıp doktorları gibi 6 yıllık tıp eğitimin aldıktan sonra Tıpta Uzmanlık adı verilen bir sınava girerek aldıkları puanlara göre çeşitli üniversitelerde ya da eğitim araştırma hastanelerinde 5 yıl ihtisas yaptıktan ve psikiyatri alanında bilimsel bir tez hazırladıktan sonra Psikiyatrist ünvanı alırlar. Psikiyatristlerin psikologlardan en önemli farkı aldıkları eğitim nedeniyle yani tıp doktoru olmaları nedeniyle hastalarına ilaç yazabilmeleridir.

Üniversitelerin 4 yıllık Psikoloji bölümünü bitiren kişiler psikolog ünvanı almaktadır. Psikoloji pek çok alt alana (deneysel psikoloji, gelişim psikolojisi, sosyal psikoloji, nöropsikoloji gibi) sahip bir bilimsel disiplindir. 4 yıllık psikoloji lisansının ardından bu alt alanlardan birinde yüksek lisans yapan psikologlar Uzman Psikolog ünvanı alır.

“Psikoterapist” ünvanı üniversitelerce verilen bir ünvan değildir. Genellikle ruh sağlığı alanında çalışan psikolog ve psikiyatristler özel bir takım eğitim süreçlerini tamamlayarak psikoterapist ünvanı kazanırlar. Psikoterapistler uyguladıkları terapi türü bağlamında bilimsel olarak kabul edilen bir takım teknikleri kullanarak danışanlarının ya da hastalarının var olan sorunlarına çözüm üretirler.

İster psikoloğa ister psikiyatriste başvurun. Eğer işinde “iyi” olan bir ruh sağlığı profesyoneline başvurursanız ihtiyaçlarınız doğrultusunda zaten gerekli yönlendirmeleri yapacaktır.

Psikiyatrik ya da psikolojik bozukluklar her ne kadar “ruhsal bozukluklar” olarak isimlendirilse de bu bozukluklar beynimizde bulunan bir takım nörokimyasal değişikliklerle doğrudan ilişkilidir. Psikiyatride kullanılan ilaçlarda psikolojik bozukluklar nedeniyle oluşan bu nörokimyasal değişiklikleri düzelterek bozukluğun tedavisini sağlamayı amaçlar.  Fakat bu soruya verilecek en iyi yanıt her birey ve her psikolojik bozukluk için ayrı ayrı değerlendirme yapılmasıdır. Bazı psikiyatrik bozukluklarda ilaç kullanımı bilimsel olarak zorunludur. Bazılarında ise sadece psikoterapi yeterli olabilir. Ancak bir çok psikiyatrik bozuklukta hem ilaç tedavisi hem de psikoterapinin birlikte uygulanmasının daha iyi sonuç verdiği yönünde çok sayıda araştırma sonucu bulunmaktadır. Bu kararı başvurduğunuz uzmanla birlikte, uzmanın önerileriyle değerlendirmeniz en uygunu olacaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Psikoterapi hakkında sorulan en yaygın 10 soru ve cevapları

Aradığınızı bulamadınız mı? Hemen bizi arayın ya da İletişim sayfamızdan bize yazın

İnsanlar çeşitli nedenlerle psikoterapi almak istemektedirler. Bazı insanlar işyerinde verimlilik konusunda yaşadığı sorunlar hakkında yardım almak için, bazıları daha mutlu hissetmek için, bazıları da aslında yapmak istemedikleri şeyleri yapmayı bırakmak istedikleri için terapiye başvururlar.  Bazen bir ilişkiyi düzeltmek için, bazen de psikiyatrik bir bozukluğu tedavi etmek için psikoterapiye başvurulur. Psikoterapi arayışında olmak ya da psikoterapi alıyor olmak sizin sorunlu olduğunuz anlamına gelmez. Sadece bir sorun yaşadığınız anlamına gelir.

İlk görüşme danışan ve terapistin birbirlerini tanıma sürecini içerir. Bu görüşmede terapist danışanın başvuru nedenlerini ve terapi sürecinden beklentilerini anlamak üzere sorular sorarak danışanı hakkında bilgi edinir. Ayrıca terapist edindiği bilgiler bağlamında danışanına geri bildirimlerde bulunarak, kendi çalışma yöntemleri ve beklentilerini danışanına açıklar. İlk görüşme danışan ve terapistin karşılıklı sorumluluklarının belirlendiği ve sıklıkla terapist-danışan sözleşmesi olarak adlandıralan kurallar listesi üzerinde mutabık kalınarak tamamlanır. Görüşme sonunda terapist ve danışanın ortak kararıyla bir sonraki seans zamanı ayarlanarak ilk görüşme sonlandırılır.

İyi bir terapist danışanlarının ihtiyaçları doğrultusunda danışanı ile birlikte sorunun çözümüne ilişkin hedefler hazırlar. Genellikle temel bir hedef ve bu temel hedefe ulaşmayı sağlayacak alt hedefler belirlenerek kademeli bir ilerleme amaçlanır ve her seans sonrası amaçlanan hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığı değerlendirilir.

Uzun süredir terapi alıyor ancak ilerleme kaydedemediğinizi düşünüyorsanız öncelikle bunu terapistinizle konuşun. Bazı durumlarda danışanın terapi süreciyle ilgili gerçekçi beklentiler oluşturamamış olması, bazı durumlarda ise terapistiyle paylaşmadığı yaşam öncelikleri değişimleri kişinin terapiden fayda göremediğini düşünmesine neden olabilir. Terapistinizle yapacağınız görüşme sonrası yine de işlerin yolunda gitmediğini düşünüyorsanız terapistinizle ya da yeni bir terapistle farklı bir terapi türünü deneyebilirsiniz.

Bu sorunun kesin bir cevabı olmamakla birlikte günümüzde kullanılan terapi yöntemlerinin çoğunun kısa süreli terapiler olduğunu söyleyebiliriz. Sıklıkla terapistler başlangıç için en az haftada bir kez olmak üzere 6 seanslık bir süreyi temel alırlar. Fakat terapiye başvuru nedeninin niteliği, danışanın istikrarı (seanslara düzenli gelmek) ve terapistin yetkinlikleri gibi pek çok faktöre bağlı olarak terapi süresi ve sıklığı (bazen haftada iki seans gerekir) değişebilir.

Belirlenen hedeflere ulaşılması durumunda terapi, terapistin hazırladığı bir planla kademeli olarak sonlandırılır. Ancak sonraki zaman diliminde durumun kontrol altında olduğundan emin olmak için geniş zaman aralıklarıyla (3 ayda 1, altı ayda 1 gibi) seanslar düzenlenebilir.

Burada kasdedilen herşey terapide ulaşılması hedeflenen amaçlarla ilişkiliyse herşeyi söyleseniz iyi olur. Terapiden fayda görebilmek için faydalı olacağını düşündüğünüz herşeyi terapistinizle paylaşmanızı tavsiye ederiz.

Asla. Terapistlerin uymaları gereken etik kuralların başında mahremiyetin korunması gelir. Terapi süreci boyunca paylaştığınız her bilgi terapistiniz ve sizin aranızda gizli kalacaktır. Bu konu ilk görüşmede terapistinizle yapacağınız danışan-terapist sözleşmesinde detaylıca ele alınmış olacaktır.

Mevcut sorunun niteliğine ve sizin ihtiyaçlarınıza bağlı olarak her zaman böyle bir opsiyon bulunmaktadır. Hem psikiyatrik ilaç kullanıp hem de psikoterapi almanızda herhangi bir sakınca bulunmadığı gibi bazı durumlarda terapistiniz (kendisi psikiyatrist değilse) sizi bir psikiyatri uzmanına yönlendirebilir. İlaç kullanıyor olmanız daha ağır bir bozukluğunuz olduğu anlamına da gelmez.

Yetişkin bir yakınınızın terapiye ihtiyacı olduğunu düşünüyorsanız bu fikrinizi doğrudan söylemek yerine onun varolan sorun hakkındaki fikirlerini sorarak konuya başlayabilirsiniz. Eğer yakınınız da sizin gibi bir sorun yaşadığını düşünüyor fakat nasıl baş edeceğini bilemiyorsa, psikoterapi alternatifinden bahsedebilir, bu yazıyı ona okutabilir ya da doğrudan bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Ekibimizle

Tanışın

Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.